Gömü
Protokol ve adap yok. Şövalye geniş zaman sunağında.
Şu öldüren doğurganlığında, büyük şiiri sustu beton ve çeliğin. Yemin olsun ki buna delirmek yok, şimdi yok. Ama bir gün kopacak, bin aklın zinciri bir gün kopacak.
Buralar çok bir soğuk, çok bir sıcak. Buralar hem birçok muhteşem çirkin. Saflar sıklaşıyor, saflar çok acıyor. Ben şimdi senin sözünden, en çok gider bir kendime gömülürüm.
Pi'den habersiz harfçiler, etkisiz hale getirilemeyen koftiler.
Yüzümün elçi tarafında bir çiçek. Yüzün kadar ince düz ünlü, imgesi hükümdüz bir imge. O köprülerin altından çok sular akacak, o köprüler bir gün yeniden kurulacak.
Harf tufanında kaybolmuş bir Nuh. Ben şimdi senin izinden, ancak gider bir kendime gömülürüm. Yüz bin cümlede yüzerdim böyle. Ama yüzülecek bir deniz göremedim. Aklımdan geçtikçe ortaya çıktı bir leylak.
Şiir kaç derecede düşerdi? Bilemedim. Bir sesim vardı benim, hala var.
Ben şimdi senden çıksam, gider bir kendime gömülürüm.
Ulaş Nikbay