Humma
ablam, ateşli bir hastalık geçiriyorum...
boks torbasını getirip yumruğuma çarptı
kendinden dönen eti bol bir döner
kendini söken bir pazar ipliği
geberik beton yanmış yufka şeysi
küfrünü şey ettiğimin şeysi
ölseydim beni çok sevecekti
çocukluğuma kurşun döktürdüm
girdiğim sokaklarda itfaiyeler yanıyordu
alçak sesle dağ cümle kuramıyordum
follukta kırık kabuk havada kürtaj kokusu
dilde pelesenk mühür bir kötülük
akvaryum kırılması japon bir göğe yükseliş
artık kasap ustalığı o söz kılçığında
o köksüz konide göz demek bu
kendimi kazıdığım rahim demek
kalbime burgulu su söndüğüm ses
püsküren tütsüde bur biçen sperma
sözcükleri sözlemiş bir akraba evliliği
kalbim kırık atıyor demek bu
ablam, tansiyonumu yirmiye koyup gitti
ucuz bilet buldum üç aylığına kendime gidiyorum
Ulaş Nikbay